Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

22 Mart 2013 Cuma

TVD

  The Vampire Diaries'i dört sezondur izliyorum. Liseli dizisi ama olsun. Benim de içimde bir ergen gizli ve büyümemekte ısrarcı. Onu böyle kabul ediyorum. (Bazen.)

  Bilmem kaç yüzyıl yaşındaki iki vampirin, aşkı, on altı yaşında kavruk bir liselide bulması ancak onların içindeki ergenin de uslanmamasıyla açıklanabilir. Yalnız değilmişim diyor, seviniyorum. Ama onlar dizi karakteri diyeceklere tek bir lafım var. O karakterleri kim yazdı? Liseliler mi? Hayır.
(Şimdi kontrol ettim 65 doğumlu bir kadın yazmış ama 91'de yazmış. Hmm. 26 mı etti şimdi yaşı? Kendimle karşılaştırıyorum; çoğu insan benden erken olgunlaştığına göre o kadının 26 sı benim otuzlarıma denk gelir, kabaca.) Hmm... Evet, ne diyordum. Yalnız değilmişim. Hesabım tuttu, bence.
  Her neyse. Liseli kızlara aşık olan vampirler yeterince saçma, evet. Ancak benim diziyle ilgili en saçma bulduğum şey, bu kızcağızlara kostüm giydirmek için iki haftada bir temali parti düzenlenmesi. Amerika suburblerinde böyle mi oluyor, cidden? Filmlerde sıklıkla rastladığımız küçük kasaba sıkıntısı/ büyük şehir sevdası çok saçma değil mi, o halde? Daha ne yapsın kurucu aileler sizin için? Bir de kurucu aileler var. Monarşi özlemi bitmedi, gitti.
  Dizi de çok uzadı. Uyuz Elena ölemedi, gitti. Bir Caroline var, sevdiğim. En düzgün karakter o. Cadı denen kız yamuk ağızlı bir şey. Baktıkça bir garip oluyorum. Salak Jeremy de öldü, iyi oldu. Geçen bölümlerden birinde avcı dövmesini göstermek için tişörtünü çıkarması gerekti de bu salak yakasından tuttuğu gibi kağıt önlük yırtarcasına yırttı tişörtü. Bir de üstüne kaslarını şişirmez mi? Neyse ki öldü.
  Ha bir de Claus'u sevdim. O kadar. Vampir beğenim Interview with the Vampire ile geliştiği için yeni çıkan hiçbir şey tatmin edici olmuyor. Hep böyle sakil kalıyor.
  Bir ara Hunger'ı izlemem lazım. Çok beklettim.

  Diziyi otuz yaş üstündekilere tavsiye etmiyorum. Tabii içlerinde bir ergen yoksa.

4 yorum:

  1. Bu diziye ben de takığım. Şu post'u okurken de içimin yağları eridi resmen. Her şeyine katılıyorum. Kurucu aileler ve bitmeyen monarşi özlemine ayrıca koptum. :D

    YanıtlaSil
  2. Ama inatla izlemeye devam ediyorum işte. O çemçük ağızlı Sookie'yi de izliyorum. Gerçi orada Eric var, izletiyor. Her sezon pazarlamadıkları doğaüstü yaratık kalmadı. Ne içip/çekip yazıyorlar, bilmem.
    Yalnız, en çok Pretty Little Liars'ı seviyorum. İçinde hiçbir fantastik öge bulundurmayan ama feci fantastik bir hikaye. Şu vampirlerden bile daha inanılmaz. Tavsiye ederim. :D

    YanıtlaSil
  3. Ben de bayılıyorum TVD'e. Bir de Elena'ya bişiler olcak merak etme. (Ben Amerika'yla aynı anda izliyorum neredeyse, hala bıkmadım hayır)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saçını falan kestirdi (bir kadın için önemli bir gelişme!) bir şeyler oldu zaten. Eşzamanlı takip ediyorum, ben de. Bu arada Rebecca da sağlam bir kız.
      Guilty pleasure mı deniyordu böyle şeylere? :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...