Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

13 Nisan 2012 Cuma

Yerdeniz

Yazasım yok. Yazacak bir şey de yok. Son bir haftadır zamanımı bilgisayar yerine kitap veya telefon başında geçirmeye başladım. Telefonu tabi ki bir sesli iletişim değil gizli sosyalleşme (twitter, instagram), gündemden haberdar olma (twitter, ntvmsnbc app.) ve oyun (ice age village, my town2) aracı olarak kullanıyorum. Oyunlar malesef tam da üreticilerinin arzu ettikleri gibi bağımlılık yapıcı. Hiç bulaşmamak en iyisi. Eminim istesem bırakırım. Fakat yerine koyacak çok bir şeyim yok.

Kitaplarla aramın düzelmesi ise şu aralar başıma gelen en güzel şey. Eski hızıma ve arzuma kavuştum. Burda teşekkürler Ursula Kroeber Leguin'e gidiyor, beni en eski ve en sadık dostlarımla barıştırdığı için. Hoş bir küslük olmadı asla aramızda. Sadece anlamsız bir mesafe girmişti. Sanırım arayı da sağlam kapatıyoruz.

Ursula K.Leguin çok yaratıcı ve bir o kadar da üretken bir yazar. 1929 doğumlu bir insanın hala bu kadar dinç ve yaratıcı olması çok güzel. Farklı gezegenler farklı coğrafyalar farklı tarihler ve bambaşka hikayaler anlatıyor Ursula. Diller farklı isimler farklı. Ama yine ortak bir şey var. Herşey insana dair. İnsanın olduğu yerde de hikayeler sonuçta hep kendini keşfetmeyle ilgili oluyor.

Böyle güzel hikayeler okuduğumda keşke ben yazmış olsaydım diye iç geçiririm hep. Kimisini de kendim yazmışım gibi yakın bulurum. (Burda koca bir bakınız: Sabahattin Ali) Ama gel gör ki bu hikayeleri Ursula Leguin yazmasın da kim yazsın? Antropolog baba, yazar anne ve edebiyat dalında 2 üniversite.

Yine de hayal gücümüzü kısıtlamayalım.

Bir zamanlar 6:45'in de dediği gibi:

'Bilim yoksa, kurgu da mı yoktur?'
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...