Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

17 Şubat 2012 Cuma

Küçük heyecanlar ve büyük utançlar

Banka postane vesairede sıra beklerken her zil çaldığında elimdeki numaratör kağıdını benimki mi diye kontrol etme ihtiyacı duyuyorum. Halbuki 53 işte misal numaram. Çok zor bir sayı değil. Bir kere baktığımda aklımda kalması lazım. Ama yok inatla teyit ediyorum. Etrafa bakıyorum. Herkeste aynı tepki. Pavlov'un köpeği gibi zil çaldıkça şartlanmışçasına elimizdeki o küçük kare kağıda bakıyoruz. Sonra bazen yanımızdakinin kağıdını kontrol diyoruz kaçamak bakışlarla. Aklımızca ne kadar bekleriz hesabı yapıyoruz. Tüm bu heyecan dolu bekleyiş numaran yanıp da gişeye gittiğinde sona eriyor. Sıradan bir hayatın küçük heyecanları ile yaşıyoruz biz sıra bekleyenler.

Bir de bu sıradan hayatımda arada bir rastladığım 'Bugün ne giysem?' diye bir program var. Bu programda genç yaşlı kadınlar çıkıp kıyafet kombinlerini yarıştırıp milyonların önünde bir sürü eleştiriye maruz kalıyorlar. Yetmiyor o sahnede oryantal veya popo sallamalı siyahi kadın dansı yapıyorlar. Ben tüm bu kadınların adına çok utanıyorum. Hani film izlerken genç kız hoşlandığı erkeğin önünde rezil olunca sen de utanırsın ya onunla beraber. İşte onun gibi. Ama bu daha kötü. Çünkü bu gerçek. Çünkü bu bile bile yapılıyor ve çok daha utanç verici.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...