Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

30 Eylül 2011 Cuma

Dark Shadows

Heyecanla bekliyorum. Başka da heyecanlı birşey yok zaten.

Bu arada True Blood'daki Pam'i kime benzettiğimi buldum. Resimde en sağda Michelle. Hala çok güzel. Pis kadın.


16 Eylül 2011 Cuma

Bana Rock Nedir, Anlat.

Rock sadece bir müzik akımı değildir. Hayata, sisteme ve sistemin kölesi insanlara karşı bir duruştur. Agresiftir. Tepkiseldir. Karşıdır. Protesttir. Söylemek istediğini kafanıza kazır. Düşündürtür. Tepkimeyi sağlayan katalizördür.

Anlık değildir rock, ya da sezonluk. Süreğendir. Döngüseldir.

İşte bu yüzden Rock'a ait herhangi birşey, kapitalist sistemin bir köşesinden, tüm söylemlerinin aksine sinsice güldüğünde, en iyi dostum beni sırtımdan bıçaklamış gibi oluyorum.

Jane's Addiction'ın Perry Farrel'ının 'Married to Rock' isimli, Rock starlar ile evli koca memeli kadınların gerçek yaşam kesitlerini gösteren reality showda bulunması da işte böyle bir ihanet Rock'ın Ruhuna.

Bunca sığlık, 4 Ekim'de çıkacak yeni Jane's Addiction albümünü gölgelemiyor aşağıdaki videodan anladığım kadarıyla.


15 Eylül 2011 Perşembe

Hissiyat

Hissetiklerini çok güzel ifade ediyor olman, hissetiklerinde haklı olduğun anlamına gelmez.

Fenerbahçe Parkı'nın Kral Kelebeği 

14 Eylül 2011 Çarşamba

Kırılan Testi Tamir Olmaz

Hakim Nesrin Merih Göçer’in karar metni gönüllerimize biraz da olsa su serpmedi mi?


Dava konusu yazıda, Defne Joy Foster'ın evli ve çocuklu olduğu belirtilerek başka bir erkeğin evinde ölmesi nedeniyle ahlaki sorgulama yapılmakta "su testisi su yolunda kırılır" diyerek sürekli böyle bir hayat sürdüğü imasıyla bütün geçmişi zan altında bırakılmaktadır.
Oysa özel hayat gizlidir. Ölen kişinin tanınan biri olması özel hayatının ve ahlaki değerlerinin kamuoyu ile bu şekilde paylaşılması ve tartışılmasını gerektirmez.
Bu olaydan en olumsuz şekilde etkilenecek ilk kişi olan davacı eş ölüm olayının şekili ve meydana geldiği yer ile ilgili olarak ve eşi hakkında hiç bir yerde konuşmamış bir ithamda bulunmamıştır.
Davalı yazarın, yaşı mesleki kıdemi yaşam tecrübesi göz önüne alındığında dava konusu yazıda Defne Joy Foster için kullandığı ifadelerin eş ve anne olan davacıları incitebileceğini düşünmesi gerekir.
Yazıda 18 aylık bebeğin, bababasından annesini anlatmasını istediğinde, babasını ona ne anlatacağı konusunda tasa tasa dile getirilmesine rağmen bu yazının o bebeğe annasiyle ilgili annesiyle ilgili bırakılan en ağır yazılı belgelerden biri olduğu da bir gerçektir.
Ölüm olayının meydana geldiği evde bulunan dava dışı üçüncü şahıs için kullanılan "Sor bakalım kerataya, evli barklı çocuklu kadını niye götürmüş evine" biçimindeki üçüncü şahıs için belli belirsiz bir sempati ve olayı hafifseme ve ayrımcılık içeren idafelerle birlikte yazı bir bütün halinde değerlendirildiğinde Defne Joy Foster'ın aşağılandığı ve eş ve anne olan davacıların en yakınlarına yapılan bu ithamlar nedeniyle manevi tazminat isteyebilecekleri düşünülmüş olup takdiren 10,000,00'er TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine dair kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyizi kabul olmak üzere karar verildi.

http://www.haberturk.com/medya/haber/668951-hincal-uluca-su-testisinden-tazminat-cezasi


Ölünün ardından konuşmak 20.000 TL. Hıncal'ın rezil oluşunu izlemek, paha biçilemez!

12 Eylül 2011 Pazartesi

True Blood

Ağır spoiler içerir.

4. sezon da gene çabucak ve saçma sapan bitti. Ortalık kan gölüne döndü. Vampirler kurt adamlar yetmedi. Panter adamlar, periler cadılar ve medyumlar türedi. 5. sezonda elfler ve hobbitler gelecek diyorlar, ben bilmem artık. Hatta 500 yaşındaki vampirlerin bile kalbini kazanan, kurt adamların kanını kaynatan Sookie ormanda 7 hobbitle beraber yaşayacakmış artık.
En bi güneyli aksanlı Tara umarım ölmüştür. Saçları uzayınca biraz insana benzemişti ama olmasa da olur bence. Şimdi birileri onu vampir yapıp, döndürmesin hayata.
Dizinin en düzgün aşk hikayesinin kahramanı Jesus da öldü. Artık Lafayette'in kıvrık kirpiklerinden dökülen yaşları izler dururuz.
Jessica ve Jason. Bilemedim. Sookie'nin Eric ve Bill'den aynı anda ayrılması ile yeri boşalan çıplak sahnelere bu ikili oturacak herhalde. Ama Hoyt'a yapılır mı bu ya. Yazıktır.
O şerif, onun V bağımlılığı ve kurmaya çalıştığı aşk hayatı zerre kadar umrumda değil. Neden inatla böyle yan hikayeler kuruyorlar anlamadım.
Ayrıca senede 3 ay yayınlanan dizi mi olur ya? Bu ne saçmalık. E izleme o zaman sen de. Ama ben bunlardan bir şekilde besleinyorum. Yalanını yiyim. Kitabını okumaktan daha iyidir en azından. Peki, izle sen. Nasıl olsa önünde 10 ay var yeni sezona kadar. Peki ben 'the vampire diaries' ile idare ederim o arada. 16 yaşındaki liseli kıza aşık 500 yaşındaki iki vampir kardeş. Onca kanı içiyorlar ama beyinlerine kan gitmiyor bunların yemin ederim.

Ve True Blood'ın tek güzel şeyi; Jeneriği

müzik: Jace Everett, Bad Things

10 Eylül 2011 Cumartesi

8 Eylül 2011 Perşembe

Açık Havaya Kavuşan Şempanzeler

Ver müziği, ver gazı, yine gözüme toz kaçtı.

Şimdi bu şempanzeler ayaklanıp dünyayı maymunlar cehennemine çevirseler, haksız mı olurlar?

6 Eylül 2011 Salı

Sıkıntı ve Muz Kabuğu

Oturdum “Pretty Little Liars” diye saçma sapan bir dizi izliyorum. 4 ergen kız, gruplarının 5. üyesinin gizemli ölümünün ardından kendisine A. diyen ve maktulün kızlar hakkında bildiği herşeyi bilen sikko bir stalker tarafından canlarından bezdirilmektedir.
Tipik bir Amerikan kasabasında tipik suburb high schoolda okuyan genç kızlarımız, diğer birçok amerikan gençlik dizisinde olduğu gibi, sürekli temalı partiler peşinde yüksek topluklar üstünde koşarken, bir yandan da arkadaşlarının ölümü üzerindeki sır perdesini aralamaya çalışırlar. Ancak 2 sezondur kim olduğunu çözemediğimiz A. ile beraber başkaları da bu perdeyi sonuna kadar kapalı tutmak istemektedir.
Tabi ki kızlarımızın aşk hayatları ve boylarından büyük lafları da dizinin çeşnileri olarak ekrana yansımaktadır. Süper hiper anlayışlı aileleri tarafından el bebek gül bebek büyütülen kızlarımız, araba tepesinde, marka ayakkabılar içinde bunca şeyin arasında bir de ders çalışmaktadırlar.
Sokakta giydikleri ayakabıları ile yataklarının üstüne yatmaktan hiç çekinmeyen kızların rahatlığı, herşeye burunlarını sokmayı kendilerinde hak görmek gibi bir özgüveni de beraberinde getirmektedir. Burda ne dedim bilmiyorum ama yaklaşık böyle birşeyler işte.
2.sezon devam ediyor. 13. bölüm de ekimde yayınlanacakmış. Bayram arası mı vermişler anlamadım. Bu da bitince gene kaldım ortada. Zamanımı böyle öldürmekten çok keyif alıyorum. HDR renklerinde reklam tadında yalan dizilere bakıp elbet birşeyler alıyorumdur diye düşünüyorum. Lütfen üzerime yargılarla gelmeyin.

Sıkıntı ve muz kabuğu demişken. J.D. Salinger'ın bilinmeyen hayatı hakkındaki 'Üzüntü Muz Kabuğu ve J.D. Salinger'' adlı kitabı çıkar çıkamz aldım ama hala başucumda okumak üzere saklıyorum. Ne tutuyor bilmem. Araya hep başka şeyler giriyor. İşte böyle küçük yalancı kızların sığlığından, Salinger'ın doruğuna uzanan bir kültür denizinde yüzüyorum.

Dediğim gibi. Bana yargılarla gelmeyin.

4 Eylül 2011 Pazar

Benzerler

Kafalar aynı değil mi tamamen?

Ben bu zavallı kızcağıza da pek acıyorum. Böyle delirdi para şöhret falan derken. Medyanın kuklası oldu. Her hareketini ayrı pazarladılar. Artık kendine ait değil, insanlara ait. İşte bu yüzden ben pop star olmadım. Bilin istedim.

Britney Spears vs. 'Charlie Bit Me'nin Charlie'si
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...