Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

17 Kasım 2011 Perşembe

Hayvanları kısırlaştırmak doğru mu?

Kedileri kısırlaştırma işine sıcak bakıyordum. Kendi kedimizi de zamanı geldiğinde kısırlaştırma şartı ile sahiplenmiştim. Hem zaten hayvan için de iyiydi. Kanser riskini azaltıyordu. Ayrıca bir şeklide hayvanı çiftleştirecek olsan yavrular ne olacaktı? Zaten sokaklar yavru kaynıyor, zavallılar zor şartlarda yaşamaya çalışıyordu, insanlara rağmen.

Otomatiğe aldığım bu düşüncelerle dün sabah kısırlaştırma işlemi için veterinere götürdüm kediyi. Tamamen uyuyana kadar çıkmadım odadan. 1 saat sonra ameliyat bitmişti. İyi geçmişti, uyuyordu. Akşam 5 buçukta almaya gittim. 'Geceyi zor geçirebilirsiniz, bandajdan çok rahatsız oldu' dediler. Beklenen bir tepkiymiş. Kutusunda tutacağız ki başını falan vurmasın, kendine zarar vermesin.

Evet kutusunda tutuyorum ama kutuyu yerde tutamıyorum. Öyle bir can havliyle fırlıyor ki. Kafasını sürekli kutunun tavanına vuruyor. Dili uyuşmuş, hakim olamıyor, patileriyle koparmak istiyor dilini. Sürekli bir sanrılar  görüyor. Aniden fırlıyor. Tekmeler atıyor. Beni ısırmaya kalkıyor. Bana kötü kötü bakıyor. Hıırrlıyor, tısslıyor. Bazen acı içinde miyavlıyor. Yapabileceğim hiçbir şey yok. Çok çaresiz hissettim kendimi. Ona bu acıyı çektirdiğim için de vicdan azabı içindeyim. 

Hayvanlara çektirdiğimiz türlü eziyete tanık olduğumda hep durumun öbür türlüsü nasıl olurdu diye düşünürüm. Sokakta dolaşan çıplak insanlarmışız mesela. Kediler/köpekler bizi sokaktan alıp evlerinde kafeslerde bakıyorlarmış. 12 yaşımıza geldiğimizde bizi kısırlaştırıyorlar, ya da güzel bulurlarsa yavrularını satmak için ölümüne çiftleştiriyorlarmış. Sokakta tasmalarımızla gezdirip, sıkıldıklarında evden uzak ormanlara atıyorlarmış.

Bir şekilde bizim beynimiz gelişmiş, evrimleşmiş ve biz üstün insanlar her şeyi kendi çıkarımız için kullanmaya başlamışız. Hayvanların doğal ortamlarını yok edip, şehir içinde yaşam mücadelesine hapsetmişiz. Artık sokaktaki bir hayvanı kurtardım diye avunamıyorum. Onun iyiliği içindi diyemiyorum. En baştan dünyayı bu duruma getirdiğimiz için tüm insanlık adına utanıyorum.

Başlıktaki soruya gelince, cevabını bilmiyorum. Sanırım baştan alacak olsam gene kısırlaştırırdım. Ancak itiraf etmek gerekli ki bazı şeyleri doğru olduğu için yapmıyorsunuz.

7 yorum:

  1. Belki saçma olacak ama empati yapmak bunun yapılmaması anlamına gelir diye düşünüyorum. Canlıyı oyuncak gibi görmek değildir de nedir bu?

    YanıtlaSil
  2. Bloğunuza yeni geldim ve bir kedi sahibi olarak düşüncelerinizi paylaşıyorum. Biz de kısırlaştırdık. Doğru mu değil mi hayvan hakları açısından çok tartışılır ama sizin de en son yazdığınız gibi bazı şeyleri doğru olduğu için yapmıyoruz.

    YanıtlaSil
  3. Yaşadığımız zamanlar malesef bunu gerektiriyor şu anda. Yalnız çok vicdan azabı çekiyorum zavallı yavrucuk bandajını yalamaya çalıştıkça.

    YanıtlaSil
  4. Bizimde bir disi sokak kopegimiz var. 1 yasinda. Kisirlastirma konusunda kararsizim. Kisirlastirinca, ureme yetisi kaybedicek ve diger hayvalar tarafindan dislanabilir, bir omur yanliz yasamak zorunda kalabilir. Bu konuda cok kararsizim.

    YanıtlaSil
  5. Bizimde bir disi sokak kopegimiz var. 1 yasinda. Kisirlastirma konusunda kararsizim. Kisirlastirinca, ureme yetisi kaybedicek ve diger hayvalar tarafindan dislanabilir, bir omur yanliz yasamak zorunda kalabilir. Bu konuda cok kararsizim.

    YanıtlaSil
  6. Merhaba Mustafa Bey,
    Kısılaştırırsanız, siz de köpek de rahat edersiniz. Kısırlaştırmazsanız, köpeğiniz her sokağa çıkardığınızda erkek köpeklerin saldırısına uğrayacak. Evde rahat durmayacak. Olur da hamile kalırsa elinizde bir sürü gariban yavru olacak. Cins olmadığı için kimse sahiplenmek istemeyecek. Hoş, cinsleri alıp gene atıyorlar sokağa; fark etmiyor. Doğanın kanunları işlemiyor maalesef bu dünyada. Bence kısırlaştırın. Çok zor evet; ve bu kararı vermek bize düşmemeliydi.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...