Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

9 Ekim 2011 Pazar

Rahatsiz etmeyin

Bu aralar bununla mesgulum. 4 saatte bir biberonla doyurup, gazini cikarip pamukla midesini ovup, cisini kakasini yaptiriyorum. Onu buldugumda yaklasik 2 haftalikti. Vicdansiz bir insanin, annesinin koynundan alip karton bir kutu icinde parka biraktigi, vicdansiz bir veterinerin ustune kalmasin diye elini bile surmedigi, soguk tasin ustunde yari acilmis gozleriyle surunurken cigerlerini yirtarcasina bagiran avucumun yarisi kadar bir can.
Ama o da can iste. Hayata simsiki tutunmus Dokunmaya kiyamiyorsun incitirim diye. Biberona minik patileriyle sarilirken kulaklari kelebek kanatlari gibi acilip kapaniyor. İzlemeye doyamiyorsun. Elinde tutarken kalp atislari oyle hizli carpiyor ki tenine, hareket edemiyorsun. Oylece durup izliyorsun. Tam o anda orda oluyorsun. Sevgi tasiyor kalbinden, onu simsicak tutmak istiyorsun.
Cok yorucu bir yandan da. Cok emek istiyor. Dayak yemis gibi agriyor vucudum. Uykumu hic alamiyorum. Evden uzaklasamiorum. Ama bir nedeni var ki o burada. Bize birseyler ogretiyor. Dogaya borcumuzu azicik da olsa oduyoruz diye avunuyorum. Onu beslerkenki huzur anlarinda dinleniyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...