Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

22 Mart 2011 Salı

Kafa aynı kafa

Yine karabasanlar çöktü üzerime. Hiçbirşey fayda etmiyor. Oturup esaslıca düşünmeyi erteliyorum. Kaçıyorum belki de.
Şu manasız bekleme süreci beni çok yoruyor. Herşey belirsiz. Aslında belirleyecek ve son noktayı koyacak kişi benim. En az 10 kere de bu son nokta ile ilgili kararımı gerekli yerlere bildirdim. İçim ne istiyor bilemedim hiç. Ama dilim vardı söyledim. 10 kere dediysem vardır bir nedeni. Ama hala beni kararsızlığa iten sorular geliyor. Hala rüyalarımda aynı insanlar.
Belki de havadandır. Böyle gri kasvetli olmasaydı havalar biraz daha iyi olurdu herşey. Dışarıda olmaktan keyif alırdım. Gezer tozardım. Ne bileyim mesela küçük istanbul turları yapar keyfime keyif katardım. Arada bir yakalıyorum yine o tadı. Evde olmanın, çalışmıyor olmanın tadı. Ama kaçıyor geldiği gibi ansızın.

Hiçbirşeyi hak göremedim kendimde. Rahatlığı da çuvaldız gibi batırdım etime.
Bir süre uzaklaşmak isterdim. Farklı bir yerlerde kalmak. Hesap vermeden yaşamak. Kimse hesap sormuyor biliyorum ama ben sormayana da hesap veriyorum. Bu kadar kendini ifade etme arzusu içinde yanıp tutuşmasam. Sevmesinler beni, onaylamasınlar ne olucak. Ama yok işte yapamıyorum.

Kendimi çok işe yaramaz hissediyorum ve başarısız. Bak herkes tutturmuş birşeyin ucundan gidiyor. Ben ise yine tutunamıyorum. Düzene ve sisteme ait olmanın, rutinin verdiği rahatlığı arıyorum. 'Ama ben köpek gibi çalışıyorum' demenin rahatlığını arıyorum. Sanki ardına sığınacak bir bahanem kalmadı. Sanki bir bahaneye ihtiyacım var eylemlerim ya da daha doğrusu eylemsizliklerim için.

Basit. Ben yine korkuyorum...

3 yorum:

  1. senin kendinle alıp veremediğin hesabın ne?

    YanıtlaSil
  2. var işte birşeyler. çocukluğuma dönmek lazım sanırım

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...