Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

18 Şubat 2011 Cuma

Black Stallion




1979 yapımı bir film 'Black Stallion'. İlkokul veya öncesi yaşlarda televizyonda izlediğim bu filmin benim üzerimdeki etkisi yıllarca sürdü. Filmi kare kare hatırlamasam da, bir gemi kazası sonrasında kocaman siyah vahşi bir at ve kurtardığı küçük çocuk arasında ıssız bir adada köklenen ve şehirde güçlenen ilişkileri zihnimin bir köşesine yerleşip ordan arada bir kendini göstermeyi adet bildi.

Dün, yıllar sonra bu filmi tekrar izlemek kısmet oldu. Aslında canımın içi sevgilimin bu filmi benim için bulup indirmesi neredeyse 1 sene öncesini bulur. Ama kısmet böyle birşey işte. Herşeyin bir zamanı var.


Filmin sonunu söylemeyeyim ama kesinlikle ağlak değil. Kimseni başına kötü birşey gelmiyor. Buna rağmen ben sonunda göz yaşlarıma hakim olamadım. İçerde biryerde neyi tetikledi bilmiyorum. Ama hatırlıyorum da, küçücük bir kızken geceleri uykudan önce kendimi Tarzan gibi hayal ederdim. Tarzan'ın kız versiyonu. Ormanda yaşıyorum. Ağaç tepelerine çıkıyorum. Bir sürü hayvan dostum var. Vahşi hayvanlar. Hepsi beni seviyor. Bana güveniyor. Başka insanlara karşı böyle değiller. Hem zaten orası orman. Başka insan da yok. Ama başka insan olsa etrafta, benim vahşi hayvanlarım onları sevmez, beni severler. Kurabildiğim en bencil hayallerdi bunlar. Hayvanların sevgilerinin sadece bana özel olduğu uyku öncesi hayalleri.

Belki de bunları anımsadım işte bilmiyorum. Düşünerek bir anımsama hali değil ama. Duygusal bir anımsama. Ağlarken sorsan 'neden ağlıyorsun?' diye; bilemem, cevap veremem. Şimdi düşünüp bunları bulduğumda ise bu mudur, emin olamam. Buna yakın birşeydir işte.



Black Stallion @ IMDB : http://www.imdb.com/title/tt0078872/

2 yorum:

  1. aa.. siyah inci..
    bak hayal meyal hatırladım şimdi:) ne tuhaf.. unutmuşum gitmiş..

    YanıtlaSil
  2. o hayal meyaller bir yerde feci tırmalıyor beni

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...