Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

30 Kasım 2010 Salı

Neler Öğrendim - 1 -

Birisine birşey yaptırmak istiyorsan, ona kendini suçlu hissettir.

Günlük hayatta kullanılması içerdiği sinsilikten dolayı sizi sonsuz samsara içinde tutacaktır. Sinsilik yapmayın, çemberi kırın.

Birşey yaptırmak istiyorsanız oyun oynamayın. Direk olun, rica edin. Yaparsa hep sizindir, yapmazsa hiç sizin olmamıştır. - filmlerden özlü söz kap, uyarla.-

26 Kasım 2010 Cuma

Aydınlanma


Merak ediyorum da eğer Buddha veya herhangi bir peygamber bugün yaşıyor olsaydı, insanlara karşı aynı karşılıksız ve tarifsiz sevgiyi besleyebilirler miydi.
Sefalet içindeki insanlara, yoksunlara ve acizlere, masumlara ve çaresizlere merhamet beslemek ve onları sevmek kolay. Bunu ben de yapıyorum.
Kamboçyada ayakta ezilerek ölen insanları seviyorum. Afrikadaki karnı şişmiş, etraflarında sineklerle gezen küçük çocukları seviyorum. Bosnadaki savaş mağduru kadınları seviyorum. Depremde evlerinin yıkıntılarının altında günlerce yardım bekleyen umutsuz insanları seviyorum. Onları çaresizce kurtarmak istiyorum.
Ama sefaletlere sebep olanları sevmiyorum. Paranın kölelerini, kölenin tacirlerini. Çozuk tacizcilerini. Hayvan katillerini. Çevre düşmanlarını ve hatta trafik canavarlarını...
Yok. Sevmiyorum.
Onlar yok olsunlar istiyorum.

Aydınlanmaya ve huzura giden yol herkesi eşit ve olduğu gibi kabul etmek midir? Canavarlara ve gaddarlara bile yardım eli uzatabilmek, namussuzlara ve yolsuzlara tarafsız adaletin güzel yüzünü gösterebilmek midir?

Herkesin kurtuluşu, insanlığın yükselişi mümkün müdür?


25 Kasım 2010 Perşembe

Gümüş

Doğumgünün kutlu olsun benim güzel Gümüşüm. Senin o sıcak yastık kokunu çok özledim. Umarım sevilmeye devam ediyorsundur. Umarım gene buluşuruz.

24 Kasım 2010 Çarşamba

Bekle Buddha

Sen zahmet etme Buddha. Ben buldum.
Şu japon bebe ile sabır taşı kediyi izleyerek en az 2 yıl huzurlu bir mutluluğa erişebilirim.
Ama ikisinin de bizim evde olduğunu düşündüğüm için 2 yıl ile sınırladım. Sonra çünkü o çocuk büyüyecek de okuluydu bokuydu püsürüydü. Böyle ülkede çocuk mu yetişirdi de zaten ülkenin haline baktı.  Hem sen bez parası ne kadar biliyor musun? Offf içim şişti billa.
Zaten kediler de erkenden ölüyorlar. Seni böyle arkada bırakıyorlar şaşkın ve üzgün. Bir parçası yarım.

">

Huzur

Hep birşeyler eksik. Hep yarım kalıyor mutluluklar. Hatırlarım küçük biz kızken 'mutluluk acaba nedir' diye düşünürdüm sürekli. Gülerken birden durur 'acaba şu anda mutlu olduğum için mi gülüyorum, yoksa bu sadece bu anlık mı? geçer mi birazdan?' diye sorardım kendime. İnsanları, suratlarını ve gülüşlerini incelerdim. Hep anlamaya çalışırdım. Sanırım o zamanlar farkettim. Sürekli mutluluk diye birşey yok. O yüzden sükunete ve huzura ihtiyaç var.

Peki şu sakin huzurlu günlerimde bu kadar derinden mutsuz hissetmemin sebebi ne?

Mutlu değilsen illa da mutsuz olmana da gerek yok ki
Mutlu olmama hali, sadece nötr  olma hali olamaz mı?
Taşkın kahkahalardan sonra dudak ucunda hafif bir yukarı kalkıklık hali olamaz mı?

Söyle bana Buddha, mutluluk nedir?
Söyle bana Buddha, nasıl nötr olunur?

Erdem isteklerden tamamen arınmak mıdır?
Yoksa isteklerinin farkına varıp gerçekleştirmeye mi çalışmaktır?

9 Kasım 2010 Salı

Keyifli Bir Haber

Son zamanlarda denk geldiğim en keyifli haber buydu işte. 'Selamın aleyküm' demesi ile pazarlanan bir papağan recep bey'in selamını almamış. Bir de üstüne kafasını çevirmiş.


Bunun gibi keyifli bir haber daha vardı seneler evvel.








2 Kasım 2010 Salı

Kırışıklar ve Pişmanlıklar

İçimde hala oyuncaklarla oynayabilecek bir çocuk saklı iken yüzümdeki kırışıklıkları görmek beni haddinden fazla korkutuyor. Sanki çok uzun bir komadaydım. Uyandım ve bana ait olamayan bir vücut içinde buldum kendimi. Hapsoldum sanki bu bedene ve her bir yeni kırışığı keşfettiğimde hiç yaşamadığım yılların pişmanlıkları saplanıyor kalbime. Birşeyleri kaçırmışım gibi. Ve kaçırdğımı yeni farketmişim gibi.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...