Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

24 Kasım 2010 Çarşamba

Huzur

Hep birşeyler eksik. Hep yarım kalıyor mutluluklar. Hatırlarım küçük biz kızken 'mutluluk acaba nedir' diye düşünürdüm sürekli. Gülerken birden durur 'acaba şu anda mutlu olduğum için mi gülüyorum, yoksa bu sadece bu anlık mı? geçer mi birazdan?' diye sorardım kendime. İnsanları, suratlarını ve gülüşlerini incelerdim. Hep anlamaya çalışırdım. Sanırım o zamanlar farkettim. Sürekli mutluluk diye birşey yok. O yüzden sükunete ve huzura ihtiyaç var.

Peki şu sakin huzurlu günlerimde bu kadar derinden mutsuz hissetmemin sebebi ne?

Mutlu değilsen illa da mutsuz olmana da gerek yok ki
Mutlu olmama hali, sadece nötr  olma hali olamaz mı?
Taşkın kahkahalardan sonra dudak ucunda hafif bir yukarı kalkıklık hali olamaz mı?

Söyle bana Buddha, mutluluk nedir?
Söyle bana Buddha, nasıl nötr olunur?

Erdem isteklerden tamamen arınmak mıdır?
Yoksa isteklerinin farkına varıp gerçekleştirmeye mi çalışmaktır?

3 yorum:

  1. " 20. yüzyıl başlarında Belçika koloni hükümetinden bir antropolog, Kongo ormanlarının derinlerinde bir grup Pigme'yle karşılaştı. Anlatıldığına göre, büyük bir yoksunluk ve yoksulluk içindeki o insanlar antropoloğa p denli neşeli göründüler ki, onlara kendilerini mutlu hissedip hissetmediklerini sormadan edemedi. Hiç beklemediği biçimde, Pigmeler ne yanıt vereceklerini bilemediler; soruyu anlamamışlardı bile.. Mutlu ve mutluluk sözcükleri onların sözcük dağarcığında basit bir nedenle yer almıyordu: Çünkü bu sözcüklere gereksinim duymuyorlardı. Ve çünkü "mutluluk" kavramının yaygın kullanımı ve demokratikleşmesi, görece yakın zamanlara denk düşüyordu. Mutluluğun meşru biçimde talep edilecek bir hak, bir yurttaş hakkı olarak kabul edilmesi, Aydınlanma ile Fransız ve Amerikan devrimlerinin gerçekleştiği 18. yüzyılın ikinci yarısına rastlar. O tarihten bu yana da mutluluk kavramı evrimini, günümüzde herkesin gözünü diktiği bir arzu nesnesine dönüşünceye dek sürdürmeye devam etti....Geçen yüzyılda Belçikalı antropoloğun Kongo'da karşılaştığı Pigmeler belki mutluluğun ne olduğunu bilmiyorlardı ama yeterince mutluydular ve bugün bizler, bize mutluluk vermesi gerekirken bu beklentiyi umduğumuz ölçüde karşılamayan pek çok nesneye sahibiz.Ve acaba mutsuzluğa neden olan, tam da bu mutlu olma yükümlülüğü mü?..."
    İyi Hayat - Alex Rovira -- "Mutluluk Nerede?" s. 19-20

    YanıtlaSil
  2. şahaneydi bu. teşekkür ederim canim arkadaşım

    YanıtlaSil
  3. ah nerede vah nerde..
    nerde unuttum kalbimi acaba.. ah nerede..
    vah nerede:)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...