Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

20 Temmuz 2010 Salı

Seksi ve Evsiz Adam?

Hürriyet internet sitesinde Dünya'dan haberler köşesinde gördüğüm bu haberi de buraya ibret olsun diye not düşmek isterim.
İnsanlar artık neyden kimden ve nasıl yararlanacaklarının cılkını çıkarmış durumdalar.

Hürriyet'ten aynen kopyalıyorum.

Önce işini daha sonra sırayla evini ve ailesini yitiren Cheng Guorong adlı adamın hayatı bir fotoğraf karesiyle değişti. Bir fotoğrafı internete konulunca birden üne kavuşan genç adam şimdi Çin'in en seksi adamı olarak gösteriliyor.  

Cheng, işinden atıldığı gün hayatının hiç beklemendik bir noktaya varacağını aklının ucundan bile geçiremezdi. İlk önce evini, ardından tüm birikimlerini kaybeden adam, sonunda sokaklarda yaşamak zorunda kaldı.

Hayattan kopmayan ve sokak hayatına uyum sağlayan Cheng, bir gün çöp tenekelerinden sigara aradığı bir esnada bir fotoğrafçının kamerasına yakalandı. Fotoğrafçı, Cheng’in haline üzülmemişti. Tersine, 34 yaşındaki adamın giyimi ve sigara içişinden çok etkilendi.

Cheng yapay uzun bir deri ceket, kemer yerine renkli kumaştan ip ve Ugg markasının ürettiklerine benzeyen botlar giyiyordu. 


'Sokaklarda yaşıyordu, Çin'in en seksi adamı oldu' başlığıyla verilen habere konu adamcağız soldaki. Sağdaki resimdeki stil bu adamınkine çok benziyor olabilir ama kesinlikle ilham kaynağı olduğunu sanmıyorum.  Sadece çok başarılı bir eşleştirme gibi.

Basın olsun, sanat olsun, insanın içinde olduğu her alan her gün daha da yozlaşıyor. Bob Dylan bakışlı bu adam çöpten bulduğu sigarasını içerken, Çin'in en seksi erkeği olmayı dert ediyor muydu acaba kendine?

Sadece dikkat çekebilmek için çaresiz insanlardan faydalanmak ne kadar da kolay. Kimileri şans olarak da nitelendirebilir. Ama tamamen isteği dışı, insanların eğlencesi olmayı ister miydi bu gururlu doğulu adam, sırf sokaklardan kurtulacak diye?

Bu duyarslızlıklar hep bana Pulitzer ile ödüllendirilen o ünlü resmi hatırlatıyor. Hani bir akbabanın, sırf kafadan ibaret Sudanlı çocuğu yemek için beklerken çekilmiş fotoğraf var ya.

Kimse çocuğa ne olduğunu bilmiyor. Çünkü fotoğraçı Kevin Carter, görevini yapıp fotoğrafını çekiyor ve sonra olay yerinden ayrılıyor. Ama Kevin Carter'a ne olduğunu biliyoruz. Üç ay sonra intihar ediyor. Ağır depresyonda. Açlıktan ölmek üzere olan çocukların hayaletleri musallat olmuş başına. İntihar notunda böyle yazıyor.

Neden duyarsızlaşıyoruz? Müdahil olmaktan neden imtina ediyoruz?

Hanigisi daha zor? Müdahale etmek mi, yoksa hiçbirşey yapmadan izlemek mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...