Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Pucca'nın kitabı

Gözümün ucuyla takip ettiğim bir blog var. Öyle çok uzun süredir değil, zira kendim de bu blog alemlerinde yeniyim. Yazısında şeytan tüyü olan bir kızın blogu bu. Ve gayet hakederek binlerce takipçisinin hakkını vererek, kitap yazmak üzere teklif aldı. Sonra çok kısa sürede derledi toplarladı, ve haziran başında kitabı basıldı. İşte 'küçük aptalın büyük dünyası'


'Küçük aptalın büyük dünyası' çok akıcı. Çarpıcı. Şaşırtıcı. Bir iki sayfayı kahkahalar atarak okudum. Onca küfür ve belaltı diyaloğun arasına serpiştirilmiş harika tespitler var. Hem durum tespitleri hem psikolojik he mde sosyolojik. Çok kıvrak bir zekaya sahip Pucca. Kendine hayran. Ama aynı zamanda kendine karşı çok acımazsız.
Sadece yazlık bir kitap olarak yaklaşmıyorum ben bu kitaba. Çünkü çok kişisel olmasının altında hiç yüzeysel değil. Ve hayır Türk işi Bridget Jones da değil. Pucca’nın daha derin bir yaşamı  daha büyük sorunları ve boyundan büyük söylemleri var.
Dürüstlüğünü ve cesaretini takdir ediyorum. Kitapta kadınlar kendilerinden çok şey bulacaktır. Erkekler  ise kadınları anlamaya yaklaşacaklardır. Ama Pucca ile diğer birçok kadın arasında bir fark var. O düşündüklerini eyleme döküyor. Ve bazen bu beni ürpertiyor. Eminim okuyan erkekler için de korkutucu olacaktır. O yüzden her kadının Pucca kadar deli cesaretine sahip olmadığını hatırlatmakta fayda var.
Tamam çok takdir ettim. Dili akıcı. Kendisi cesur. Ve evet hepimizin kafasında hinlikler dolaşıyor. Ama benim aklımın ucundan geçmeyecek şeyleri de yapıyor. O yüzden bu hepimizin hikayesi değil. Pucca’nın hikayesi. Bu farklarımız da bizi insan yapıyor.

p.s: Kitapta beni en çok etkileyen anneanne’nin toruna anlattığı Norma Jean, nam-I diğer Marilyn Monroe hikayesi ve torununa çıkarttığı ders oldu. Sanırım Pucca’nın da hayatının özeti bu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...