Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

29 Haziran 2010 Salı

Enstantaneler

Bunlari hatirmak icin arada not dusmem gerekli. Çünkü bir şekilde bir yerlerde belki eskiden belki çok yenilerde, kafamda yer ettiler. Abeslikleriyle veya o anda cuk oturmalarıyla

Seneler önce tatildeyiz. 20 li yaşlarımın cok başlarındayım. Kaldığımız otelde bir ara bir masada şu 3 insanla oturuyorum. 2.ligde oynayan, manken sevgili edinecek kadar olmasa da bir tatil köyünde kalıp üstüne başına çeki düzen verecek kadar para kazanmaya başlamış bir futbolcu, bir hırsız veya katilde olması gereken en temel özellik olan sıradanlığı ve çabuk unutulurluğu hücrelerine işletmiş ve sahiden cinsiyetini bile unuttuğum bir insan ve şimdilerde Cahide vs gibi yerlerde drag queenlik yapan, o dönemlerde ise sadece tatil köylerinin animasyonlarında yer edinebilen buram buram bir gay. Saçıyla, makyajıyla, kaşıyla kirpiğiyle. Ses tonuyla, kelimeleri uzatmasıyla. Yani gay demezsin de ibne dersin, o derece gay. Erkeklerin gaylerden korkma sebebi olan gaylerden. Ve lütfen yanlış anlaşma olmasın. Dünya görüşü çok açık bir insanımdır. Gayleri de severim, ibneleri de. Ama takdir edersiniz ki bir gay bir futbolcu, bir potansiyel seri katille beraber aynı masada oturmak tüyler ürpertici olabiliyor. Fakat içine nasıl düştüğümü hala bilmediğim bu ortam, muhabbet kurmaya çalışan ama konuşacak fazla birşeyi olmadığı için sürekli çuvallayan futbolcu ile buram buram ibnenin arasındaki diyalogla, fena halde şenlenmişti. Futbolcu, ellerini koyacak yer bulamaz bir haldeyken, buram buram ibneye dönüp söyle dedi  <ee, siz de futbolla ilgilenir misiniz, oynar mısınız?> Buram buram ibne suratında aşağılayıcı bir ifadeyle cevap verdi <sence top oynuyora benziyor muyum?

konuyla ilgili görseller için buyrun lütfen:
















1 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...