Aksi belirtilmedikçe tüm yazı ve resimler şahsıma ait olup izinsiz kullanılmaması rica olunur efenim.

1 Haziran 2010 Salı

Birgün yine birbirimizi bulacağız Gümüş

Beni affet Gümüş,
Sabahın bir vaktinde önce nefesin sonra vücudun kaskatı kesilirken ben yanında değildim. Ben geçen seneden beri hiç yanında değildim ki. Kendime dönmüştüm ben. İlk defa hayatımı yaşıyordum. Kendim için. Bencil oldum. Nasıl olsa sen annemin güvenli ellerindeydin. İçim rahattı. Geçen sene geçirdiğin rahatsızlığı annem benim sözde hassasiyetimden dolayı bana çok farkettirmemişti. Şimdi anlıyorum ki ben anlamazdan gelmişim. Onun ve veterinerin yapıp da benim yapamayacağım ne vardı bilmiyorum. Ama şu anda kendimden nefret ediyorum. Kulağımın üstüne yatmasaydım. Adam olsaydım da başında dursaydım diyorum. Beni affet Gümüş. 'Bazen böyle olur, cins kediler uzun yaşamıyorlar. Kalpleri zayıf oluyor, beyne bir pıhtı gidiyor' diyen veterinere ne diyebilirdim bilmiyorum. Ama rahat hissetmiyorum.

Annem cesaret edememiş bana söylemeye Gümüş. Sen geçen hafta gitmişsin. Ben dün gece öğrendim. Gözümün önünde sürekli o güzel gözlerin var. Seni sımsıkı kucakladığımı hayal ediyorum. Bir yerlerden kokun geliyor. Son bir kere göremedim. İçim yanıyor. Şöyle göğüs kafesimi açsalar da içime yerleştirselerdi seni. Öpüp koklasaydım o güzel başını. Alnından buram buram yastık kokusu gelirdi. Çapaklı gözlü Gümüş'üm. Pembe kulaklarına dokunmaya doyamazdım.

Hiç konduramıyorum Gümüş. Yok olmuyor. Annemin elçi seçtiği kocam, beni koltuğa oturtup da ''sana üzücü bir haberim var' dediğinde hiç aklıma gelmedin. Çok saçma ama aptal kafam işle ilgili olduğunu düşündü. Sanki dünyanın en önemli konusu işmiş gibi. 'Annemler sana söyleyememiş' deyince telaşlandım. Acaba kayınvalidemler birşeye kızdılar darıldılar da direk bana mı söyleyemiyorlar diye düşündüm. Sen hala yoktun üzücü bir senaryoda. 'Gümüş' dedi. Hayat ağır çekime geçti. 'Birdenbire kötüleşmiş' Beynim zonklamaya başladı. 'Herşey birdenbire olmuş' Hayır bu olamazdı. Tatile çıkmadan önce gördüm ben, iyiydi. 'Kalp krizi' demişler. Benim kalbim de durdu orda Gümüş. Bir parçamı o koltukta bıraktım. Hala şaşkın orda oturan bir yanım var. Olmuyor Gümüş. Kabul edemiyorum. Beynim ikinizi aynı cümle içinde kabul edemiyor.

İşyerinde dökemediğim gözyaşları göz kanallarımda birikmiş canımı yakıyor. Annemle en sonunda yüzleşip, birbirmize sarılıp döktüğümü gözyaşları yüreklerimizdeki yangını söndürmüyor. O bana üzülüyor. Ben ona. Kızımın emanetiydi diyor. Can yoldaşımdı diyor. Kahroluyorum. Annemi hiç böyle görmedim Gümüş. Ömrü hayatımda ben onu 1 belki 2 kere ağlarken görmüşümdür. Öyle metanetlidir ki annem. Ama seni öyle sevid ki Gümüş'üm. Sen Annemin kolay yumuşamayan, çelikten yüreğini o minicik patilerinle öyle bir yoğurdun, ona öyle bir sevgi tattırdın ki, ben evlenip giderken sizi ayırmaya razı gelemedim. Seni sevmediğimden değildi Gümüş. Annemin zaten bi tanecik kızı gidiyordu bir de öteki yavrusunu almak istemedim.

Her sabah telefonda Gümüş napıyor diye sorduğumda, hemen sesi değşir, o sabah ki yatak sefanızı anlatmaya başlardı. Nasıl uyandırmışsın annemi. Patini babamın suratına vurmuşsun. Babamı o ilk hastalığında gördüğündne beri bir farklı davranır olmuşsun. Gelip kontrol ediyormuşsun nefes alıyor mu diye. Onlar konuşunca kıskanıp yatağa zıplayıp aralarına giriyormuşsun. Her akşam bu keyfi yaşamak için, çaktırmadan konuşuyor gibi yapıyorlarmış.

Güzel sesli Gümüşüm. Narin bebeğim. Seni bir daha göremeyeceğimi düşünmek bana çok azap veriyor. Annemlerin evine gittiğim zaman herşey çok gerçek olacak. Çok korkuyorum. Annem eve girmiyormuş geç saatlere kadar. Odalardan birinde saklanmıyorsun. Yoksun artık. Mahvediyor bu insanı. Babam bile ağlamış. 'Evde hayvan olmaz' diyen babam. Yüreklerimizi dağladın Gümüş.

Çok acı çekmedin diye teselli etmeye çalışıyoruz kendimizi. Yine de faydası olmuyor. İşyerinde sessizliğimi soran insanlara bir hata yapıp da senin öldüğünü söylediğimde, 'aaa yazık' sözlerine anlamsız bakışları eşlik ediyor. Benim seni onlara tercih edeceğimi ne bilsinler Gümüş. Senin onlardan daha güzel yürekli olduğunu ne bilsinler...

Canım meleğim. Bana ve aileme hayatımızın 7 bucuk senesinde verdiğin sonsuz sevgi ve mutluluk için çok teşekkür ederim. Hepimizi o en saf halinle kucakladığın için teşekkür ederim. Hiçbir fark gözetmeden herkesi olduğu gibi sevdiğin için teşekkür ederim. Hayatla aramdaki pamuk ipliğini sağlamlaştırdığın için teşekkür ederim.

Her neredeysen bizi gözetmeye devam et. Bir daha karşılaşıcaz seninle. Belki yine dünyaya gelirsin. Belki biz ölünce buluşuruz. Bilmiyorum. Sadece buna inanmaya ihtiyacım var şu anda.

Hoşçakal koca gözlüm. Eğer seni üzdüysem beni affet. Kalbimin en özel yerinde saklısın artık.


4 yorum:

  1. Canııım başınız sağolsun... çok üzüldüm ya...

    YanıtlaSil
  2. saol nilocum. kalanlara saglik versin. ne diyim.

    YanıtlaSil
  3. Okurken benim de gözlerim doldu. Ne de güzel kediymiş Gümüş. Başınız sağ olsun. Şimdi iki senelik yazıya yorum bırakınca acınızı deşmiş olmak da istemem ama.

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederim Müge. Güzel kediydi. Zaman ve beyin bir arada ne kadar farklı işliyor, değil mi? Diniyor işte acılar bir şekilde. Öyle ya da böyle.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...